25 Mayıs 2017

Aşkın Bölümleri; Giriş, Gelişme, Sonuç

İnsanın hayatında en farklı duygulardan biri olan Aşk duygusuna belki de daha önce benim baktığım şekilde bakmamışsınızdır. Evet benim Aşka bakış açım giriş, gelişme ve sonuç şeklinde. Aslında hayata baktığımızda da hayatın sadece üç bölümden oluştuğunu görürüz. Doğum, büyüme ve ölüm. Aşkta bana böyle geliyor. özellikle giriş ve gelişme bölümleri sonucunu oluşturduğu için sanırım temelini sağlam atmak gerekiyor :)

Aşkın Giriş Bölümü
Karnınızda uçan kelebekler, gözünüzdeki parıltı ve dudaklarınızda anlamsız gülüşler. Belki de Aşkın en heyecanlı ve tatlı bölümü. İlk tanışma, ilk bakışma, ilk birşeyleri paylaşma, ilk kez sinemaya gitme, ilk beraber aynı şeye gülme.... Bu ilkler hiç bitmiyor giriş bölümünde. 
Çoğu kişinin bu bölümü sevdiğini biliyorum. Meraklı ve heyecanlı oluyor bir süre hayat. Yüzünüzdeki anlamsız gülüşler ve tatlı bakışlar Aşık olduğunuzu gösteriyor. 
Aşkın giriş bölümü tatlı olduğu kadar da çabuk bitiyor. Çünkü artık tanımaya ve çözmeye başlıyorsunuz. Hatta yavaş yavaş yerine düşünmeleriniz başlıyor. Korkmayın Gelişme bölümü daha farklı :)
Aşkın Gelişme Bölümü
Hayatınızdakinin ne kadar süredir hayatınızda olduğunu düşünme vaktidir bu vakit. Aradan geçen günler ve haftalar daha da kuvvetlendiriyor. Alışkanlıklarınız değişiyor. Daha önce düşünmediğiniz ama düşünmeye başlayıpta asıl kendinizi bulduğunuz bir süreç bu. 
Ne yaparsam kızar ne yaparsam mutlu olur zamanları :) Benim en sevdiğim bölüm bu :) Aşktan bu bölümde keyif almaya başlıyorum.
Artık karşınızdakini tanıyorsunuz. Ne içer ne yer neye kızar neye trip atar bunların hepsi artık bilinenlerdir. 
O giriş bölümünün heyecanı biraz dinmiştir. Tabiki heyecanı kaybetmeyin. Ben hala telefon çaldığında bile heyecanlananlardanım :)
Artık çocukluk yapacağınız zamanlardasınız demektir. Çözmeye başladığınız kişinin herşeyini öğreniyorsunuz. Zaman zaman dedikodu yapmak tabiki şart :) 2 saat haber alınmasa hemen bir telaşa kapılıyorsunuz. Daha çok alışkanlıklar ön planda oluyor. Yüreğinizin atışları durmuyor. yavaş yavaş sonu oluşturmak istiyorsunuz. Kavgalar sevinçler bir arada yaşanıyor. 
Gelişme bölümü ne kadar mutluysa sona giden yolda bir o kadar heyecanlı oluyor. Gelişme biraz kötü geçtiyse işte kaçınılmaz sonlardan biri oluyor. 
Sevginin en çok yaşandığı bölümdür gelişme bölümü. Kendiniz ve karşınızdakinin hakkında bir çok şeyi öğrenmiş oluyorsunuz. Ama beraberkende yeni şeyler öğreniyorsunuz. Farklı bir yapıdır gelişme. Ben seviyorum gelişme bölümünü Aşkın.
Kendimi daha iyi hissettiriyor. Daha çok sevgiyle örülüyorum sanki. İçimdeki her şeyi daha çok yansıttığımı düşündürüyor.
Sonuca geçerken iki seçeneğiniz var. İki seçenekten birini seçmekte yine size düşüyor.
Aşkın Sonuç Bölümü
Gelişme bölümünde Aşkın her halini yaşıyorsunuz ama sonuç iki seçenek...
Birinci seçenek eğer gelişme bölümü mutlu ve sakin geçmişse mutlu son var demektir. İkinci seçenek ise gelişme bölümünde her iki tarafta yıpranmışsa Aşk bitti demektir. İkinci seçenek her zaman üzücü olacaktır. Yıkılan hayalleriniz ve biten duygularınız birbirinizden ayırıp farklı dünyalara açılmaya başlayacaktır. Eğer yorucu ve bıktırıcı geçtiyse sonucun böyle olması hayatınızda tecrübe olacaktır. Fakat mutlu ve sakin geçtiyse tamam tamam başlayın Aşkın birleşmesi fragmanına :)
Herkes tabiki birinciden yana. aşkların bitmesi güzel bir şey değil. Sonuç bölümünde mutlu sona karar verildiyse farklı boyutlara geçme zamanı gelmiş demektir. Geçilecek olan boyuta hazırlıklar ve heyecanlar başlayacaktır. Bu demektirki yine bir döngü içine giriliyor. Yani giriş, gelişme ve sonuç bölümleri sil baştan. İşte en keyif alınacak Aşk hali. 
Aşk bu kadar derin ve anlamlıyken umarım hayatınız boyunca tek aşkta sürekli giriş, gelişme ve sonuç bölümleri hep tekrarlanır. 
Sanırım ben sonucun birinci seçeneğine yol almaya başladım. Enteresan bir duygu.. Yani daha önce hiç böyle hislere kapılmamıştım. Tuhaf bir haldeyim. Şimdilik sorunsuz geçen gelişme bölümüm mutlu sonla sonuçlansın istiyorum :)

Bu içerikteki yazı Kırık Şemsiye Bloguna aittir.

23 Mayıs 2017

Dermacol Kapatıcı Krem Hakkında Bilmek istedikleriniz

Geçenlerde instagramda sürekli tercih ettiğim muhteşem kapatıcım Dermacol ile görsel paylaşınca gelen yorumlardan aslında ürün hakkında çok fazla bilgi sahibi olmayan ve ürünü kullanmak isteyenlerin olduğunu farkettim. Ben yazdığımı düşünüyordum daha önce ama yazmamışım. Bu tamamen benim eksikliğim :)
Neyse geç oldu ama güç olmadı. Oturdum Dermacol hakkında tüm deneyimlerimi yazmaya başladım. Umarım sizler için doğru bilgi vermiş olurum.

Dermacol kapatıcı krem diğer kapatıcılara oranla yüksek kapatıcılığa sahip tek ürün bana kalırsa. Çünkü reklamlarında da dövmelerin bile kapatılacağını gösteriyor. Ben yazın omzumdaki dövme için kullanmıştım. Başarılı bir sonuçta aldım. Gerçekten sanki hiç dövme yokmuş gibi duruyordu. Tabiki uygularken dikkat edilmesi gerekenler var. 
Dermacol kullanılmadan önce cildin temizlenmiş olması gerekiyor. Temiz cilt üzerine bol nemlendirici ya da serum uygulayıp bir 10 dakika beklemeniz şart. Çünkü nemli ciltte uygulama yapıldığında hem kalıcılığı hem de kapatıcılığı artıyor.
Ben günlük makyajımda kullanmıyorum ama özel davetlerde özellikle göz altı için tercih ediyorum. Nemlendiriciyi uygulayıp bekledikten sonra çok az miktarda Dermacol kapatıcı makyaj süngeri üzerine sıkıyorsunuz. Aynı kapatıcı uygular şekilde minik darbeler ile cilde yediriyorsunuz. Cilt yüzeyinde renk hemen fark ediyor. Üzerini kapatmak istediğiniz leke ya da dövme silik bir hal alıyor. Ardından biraz daha bekleme yapıp cildin ürünü iyice emmesini sağlıyorsunuz. Ben uygulamayı dövme kapatmak için iki kere yapıyorum. 

Kapatıcıyı kullandıktan sonra normal makyaj ürünleri ile makyajınıza devam ediyorsunuz. Ve gerçekten sonuç muhteşem. 

Yalnız Dermacol kullanırken mutlaka nemlendirici kullanmalısınız. Aksi halde topaklanma ve yol yol bir görüntü oluyor. Suya dayanıklı bir ürün ovalamadıkça çıkmıyor. Özel davetlerde yapılan porselen makyajı ya da düğün derneklerde yapılan o güzelim pürüzsüz makyajları Dermacol ile yapabilirsiniz.
Yazın denizde çok iyi iş çıkaracağından eminim. Ayrıca tonları arasında teninize uygun tonu tercih etmeniz size yardımcı olacaktır. Benim Dermacol kapatıcım tenimden bir ton açık ve üzerine pudra uyguladığımda normal ten rengimi elde ediyorum.
Dermacol yapısı oldukça yoğun bir ürün. Bu yüzden nemlendirici ve serum ile kullanılması uygun oluyor. Bir çok kişi yanlış uygulama yaptığı için sonuçtan memnun kalmayabilir. Deneme yanılma yöntemi ile keşfettiğim bu ürün artık benim makyaj masamın vazgeçilmez ürünlerinden.
Kafanızda soru işareti kalmasın Dermacol ile alakalı. Alıp kullandığınız da gerçekten bu zamana kadar nerdeydi dedirten bir ürün.
Bir çok internet sitesinde ve instagram hesaplarında ürünü bulabilirsiniz. İnstagramdan paylaştığım fotoda benim temin ettiğim yer mevcut. Denemek için geç kalmayın derim :)

Bu içerikteki yazı ve görsel Kırık Şemsiye Bloguna aittir.

19 Mayıs 2017

Yazı Yazmayı Sevenler İçin Para Kazanma Sistemi

Çoğu blogger arkadaşım yazı yazarak para kazanabilmekte. Özellikle blog dünyası her geçen gün  popülerliğini attırdığı için bloglar üzerinden de para kazanabiliyorlar. Yazı yazmaktan keyif alanlar için ayrı bir platformda yazarak para kazılacak yeni bir site keşfettim. Daha önceki yazılarımda bu tarz sitelerden bolca bahsetmiştim. Birebir deneyimlediğim ve zaman buldukça yazıp para kazandığım bir sitede daha bulmak oldukça hoşuma gitti.
Ayrıca bu site diğer yazı yaz para kazan siteleri gibi değil. İlgi duyduğunuz konulara göre kategorilere ayrılmış bir site. Birde yazdığınıza ekstra olarak yarışmalar ve sıralamalardan da para kazanabiliyorsunuz.
Top 100 listesinin ilk 21 yazarından biri olduğunuzda kazançlarınıza belli ücretler ilave olarak ekleniyor. Haftalık yarışmalar düzenlendiği için bir ay gibi kısa sürede 700-800 tl civarı para kazanabiliyorsunuz.
Başlangıçta sıcak bakmasamda son zamanlarda oldukça ilgi uyandırıcı bir site oldu. İnternet üzerinden yazdığınız makalelerin bir çok insana ulaşması ve bu bilgilerin paylaşılması oldukça gurur verici.
Çoğu sitenin içeriğinde kendi yazdığım makalelere denk gelmiş olmamda sanırım işin keyifli yanı.
Yazan.net sitesi yazdığınız makalelere belli miktarda ödemeler gerçekleştiren bir site. Üyeliğiniz aktif olduktan hemen sonra yazmaya başlayarak para kazanabiliyorsunuz. Bu arada yakın zamanda makalelere zam gelecek olması yazma isteğinizi arttırabilir.

Ben yazı yazmayı seven biri olarak bu sitede yer aldığım için çok memnunum. Evet yoğunluktan dolayı çok vakit ayıramıyorum ama evde yazarak para kazanmak isteyenler için güzel bir yöntem. Ne kadar çok makale yazarsanız o kadar kazanç elde ediyorsunuz. Ekstra kazançları da dahil ederseniz yaşadınız demektir. Hatta çalışırken bile bu işi rahatlıkla yapabileceğinizden eminim. Masa başı çalışanlar facebook gibi sosyal ağlarda oyun oynamak yerine nette geçirdiği zamanı paraya dönüştürebilir diye düşünüyorum.
İlk ayımda kazandığım 1200 tl neredeyse maaşın yarısı :) Bence bu fırsatı kaçırmak istemeyebilirsiniz. Bu yüzden bir an önce siteye üye olup işe koyulun derim.
İster çalışan olun ister öğrenci ek gelir elde etmek için sadece biraz araştırma ve cümle kurma yeteneğinize ihtiyacınız olacak.
Detaylı bilgi almak için resme tıklayarak siteyi inceleyebilirsiniz.

Bu içerikteki yazı Kırık Şemsiye Bloguna aittir.

17 Mayıs 2017

Evcil Hayvan İle Yaşamak

Bizde bir Kupa var :) Normalde kedileri sevmeyen ben ev içerisinde kedi ile yaşamaya başlayalı 10 ay oldu. Başlangıçta çok zorluk çektik. Kupa rahatsızdı ve ben onun bbaşında bir hafta uyumadan bekledim. Acaba nefes alıyor mu acaba tuvaletimi geldi acaba acıktı mı canı acıyor mu diye koca bir hafta. Serum takıldığında ve başında beklerken ağlamalar. Hepsini nasıl yaşadım bilmiyorum. Kaldıki normalde kedi gördüğünde masa sandalye bırakmayan bir ben için bir kediye kabullenmek korktuğumdan daha kolay oldu :)

Kupa bir İran kedisi Chilchila cinsinden. Yüzüne bakınca sanki doğarken suratına tava yemiş bir hali var :) 2 yaşında ve bu yıl 3 yaşına girecek olmasına rağmen çok uysal. Başlangıçta oda uyum sağlayamadı. Korktu ürktü saklandı ama alıştı. Şimdi sanki bir parçam gibi.
Saraylara layık kızım benim diye seviyorum. Kimine göre evde evcil hayvan ile yaşamak zor gözüksede aslında evde kedi ile yaşamak oldukça kolay. Tabi arsız bir kediden bahsetmiyorum.
Bizim Kupa mutfakta tezgah üzerine hiç çıkmaz, açık yemek görse açta olsa onu almaya yeltenmez. Vitrin tepelerinde ya da makyaj masası üzerine tünemez. Cinsinin en sakin hayvanı mübarek.
Kedi dediğin biraz yaramaz ve yılışık olsun derler ama biz Kupa' da böyle bir şey görmedik. Bu yüzden onunla yaşam oldukça kolay oluyor.

Kupa acıktığı ya da susadığı zaman yanıma gelerek iki miyavlar anlarımki acıkmış. Evdeki herkeste onun bu hareketinin acıkma olduğunu bilir. Normalde otururken filan hayatta sokulmaz. İlla kucağa alınıp sıkılarak sevilmesi lazım.
kumundan başka bir yere çatlasa tuvaletini yapmaz. Bunu daha ilk günde göstermişti. Saatlerce kumu gelmemesine rağmen hiçbir yere yapmayıp kumu gördüğünde direk kuma giderek tuvaletini yapmıştı.
Açıkçası evde evcil bir hayvan ile yaşamak istiyorsanız aslında Kupa gibi bir hayvana sahip olmanız lazım. Uysal ve fazla yaramazlık yapmayan. Sabahları tepemde yatıyor. Ev içerisinde yeterki biri uyanmasın benimde uyanıp yataktan çıkmamı istiyor. Bütün gece yatağın içinde tepiniyor. yaramazlıkları hep kendi kendine bir şeye zarar vereyim şeklinde değil. 
Bu arada evin içerisinde kafeste iki tane hint bülbülü var. Kedi ve kuş aynı evde olurmu demeyin bal gibi oluyor. Kupa kafesin yanına geçip saatlerce kuşları izliyor. Ne bir pati atmak nede saldırmak hiç biri yok. Kupa' ya sahip olduğum için şanslıyım.

Tamam belki tipi itibari ile pek sevimli gelmeyebilir ama bana göre dünyanın en sevimli ve sevilesi kedilerinden biri. Bazen yatakta yatarken onu kaybetme korkusu yaşıyorum gözlerim doluyor. Bu kısacık zamanda hayatımda koca bir yer edindiği için şaşırıyorum.
Kupa duygusal bir hayvan. Tüm kediler gibi hisleri çok kuvvetli. Ağlarken mutlaka yanıma gelir sürtünür. Ben burdayım der gibi. 
Evin en çok sevilen bebeği Kupa.İyiki sahiplenmişim diyorum.
Evinizde hayvan bakmak istiyorsanız mutlaka bir kedi sahiplenin çünkü aynı çocuk gibi ilgi bekliyor ve ilgi verdiğinizde sevgisinin karşılığını veriyor. Kupa' yı bu kadar çok seveceğim aklımın ucundan geçmezdi. Bu arada Kupa' ya ait birde instagram hesabı açtık. Kupayla_hayat isimli bu hesapta sadece Kupa' ya ait görseller var.
Saraylara layık minik kızım benim seviyorum işte :)
Bu içerikteki yazı ve görsel Kırık Şemsiye Bloguna aittir. 

14 Mayıs 2017

Çizgi Film Karakterleri Evinizin Her Köşesinde

Bayağı bir zaman olmuş yine buralarda olmayalı ama bu sefer alışveriş yaparken çok keyif alacağınız bir siteden bahsetmek istiyorum. Ben oldum olası çizgi film kahramanlarına bayılan biriyim. Hatta bıraksalar evin içini bile çizgi film kahramanları ile doldururum :)
Sevgili arkadaşım Lerzan'ın 29 ekim etkinliğinde sponsor olan Karakter Dükkanı' nı bu zamana kadar nasıl keşfetmedim şaşırmadım kendime. Çünkü aradığım tüm oyuncaklar ve diğer malzemelerin hepsi bu sitedeydi.

Normalde Mickey Mouse hastası biriyim. Fakat sitede gördüğüm birbirinden güzel oyuncaklar ve nevresim takımları beni benden aldı. Bu sefer bir değişiklik yaptım ve Spider Man pike tercih ettim.
Kalite bakımından oldukça iyi olan ve hızlı müşteri memnuniyeti bence herkes tarafından sevilecektir. Özellikle birebir ilgilenmeleri ve tercih edilen ürünün kısa sürede gönderiminin yapılması beni cezbetti.
Karakter Dükkanı adresinde çocuklar için daha bir çok ürünler mevcut. Parti malzemeleri ve kostümlerde bir o kadar ilgi çekici. Peluş oyuncakların uygun fiyatlı olması sizinde bu siteyi tercih etmenize yardımcı olabilir. 

Bir sonraki alışverişim kesinlikle çift kişilik nevresim takımı olacak. Çünkü çok eğlenceli ve kaliteli ürünler olduğundan eminim.
Ayrıca çocuklar için doğum günü malzemeleri ve diğer oyuncak çeşitleri oldukça ilgi görecek gibi.
Karakter Dükkkanı adresine müşteri memnuniyetini ön planda tutup bizlerle ilgilendiği için teşekkürler. 

Bu içerikteki yazı Kırık Şemsiye Bloguna aittir.

3 Mayıs 2017

3.İzzet Baysal Uluslararası Mutfak Günleri Şenliği - Bolu

Geçtiğimiz cuma günü Bolu yolculuğu yapmıştım. Birbirinden değerli blogger arkadaşlarım ile Bolu' da üçüncüsü düzenlenen mutfak günlerine Chef Elif Çıtak daveti ile gittik. Sabah erken saatlerde yollara düştük. Bir önceki yazımda da değindiğim gibi güzel bir kahvaltı sonrasında etkinliğin düzenlendiği alana vardık.

Yurt dışından gelen bir çok şefin yanı sıra ayrıca yabancı şefler jüri üyeliği yapıyordu. Yarışmaya katılanlar arasında da yabancı şef adayları ve şefler el hünerlerini sergilemeye çalışıyordu.
Normalde 3 gün süren mutfak günlerinin biz sadece 1. gününe dahil olduk. Bolu Mutfak Günlerine 36 ülkeden 450 yarışmacı katılıyordu. Aşçılar dünyasını seviyorum aslında :) Keyifli vakit geçirmek istiyorsanız mutfaka tanıdığınız bir şefiniz olsun derim :)

Mutfak günlerine ayak basar basmaz Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Emine Davarcıoğlu bizlere Bolu Mutfak Günleri hakkında bilgi verdi. Festivalde her yıl artan bir talep olduğunu ve önümüzdeki senelerde Bolu' daki bu festivalin daha fazla kişiye ulaşacağını belirtti. 3. kez düzenlenmesine rağmen aslında 4. düzenliyor. 

Festival açılış konuşmasını Sevgili Şefimiz Elif Çıtak yaptı. Kendisi zaten artık ailemizin şefi ve güzel daveti içinde kendisine de çok teşekkür ederim.

Bolu Mutfak Günleri Festival'inde birbirinden keyifli zaman geçirdik. Özellikle belediye başkan yardımcısı Emine Davarcıoğlu' na çok teşekkür ederiz. Bizlerle birebir ilgilenerek bizlere Bolu hakkında da bilgi verdi. Önümüzdeki yıl tekrar görüşmek dileğiyle diyelim
Ayrıca keyifli zaman geçirmemize katkıda bulunan diğer tüm Blogger arkadaşlarıma da teşekkür ederim. 

Bu içerikteki yazı Kırık Şemsiye Bloguna aittir.

1 Mayıs 2017

Bolu Dağı Berceste Tesisleri

Geçtiğimiz cuma Bolu' da düzenlenen Bolu Mutfak günlerine Chef Elif Çıtak daveti ile katıldık. Koskoca bir günde aslında yazılacak oldukça fazla anımız oldu. Sırasıyla hepsine yer vereceğim. Öncelikle sabah 5 te yollara düşüp davet edilen tüm arkadaşları topladık. Yeni arkadaşlar ile tanışmış olmaktan oldukça mutluyum.
Herkesle muhteşem bir yolculuk geçirdik. İlk durağımız Bolu Dağı'n da bulunan Berceste Dinlenme tesisleriydi. Burada kahvaltı yapıp yol öyle devam ettik. 
Bolu Dağı Berceste dinlenme tesisleri içerisinde mini bir hayvanat bahçesi var. Doğayla içiçe olan bu kısım yeşilin her tonunu barındırıyor. 
Berceste dinlenme tesisleri tünel yolu üzerinde de var. fakat Bolu Dağı'ndaki Berceste Restauranta mutlaka gitmenizi tavsiye ederim. Normalde açık büfe kahvaltısı mevcut. Bizler konuk olduğumuz için bizlere serpme kahvaltı şeklinde servis yapıldı. çayımız kahvemiz sağolsunlar hiç eksik olmadı.
Kahvaltı sonrasında temiz hava almadan olmazdı. Bu yüzden restaurant alanını bol bol gezme imkanımız oldu. 

Kendi halinde horozlar, oraya buraya koşturan kuzular ve sürekli bağıran hindiler : ) Doğa ayrı bir güzel. Temiz havada biraz çarpınca hafif bir baş ağrısı ve tatlı birde uyku modu oldu arabaya tekrar bindiğimizde.
Kahvaltı sonunda bol bol fotoğraf çekinip sohbet etme imkanımızda oldu. Yeni tanıştığımız Blogger arkadaşlar ile bayağı kaynaştık. açıkçası davetten çok memnun kaldım. Çünkü seviyorum böyle davetleri.


Ekibimiz oldukça iyi ve güler yüzlüydü. eğlenmeyi seven ve eğlendiren ekipler her zaman iyidir.
Eğer yolunuz Bolu' ya düşerse mutlaka dağ yolundaki Berceste Restauranta uğrayın. Çocuklar için oyun alanı ve gezip temiz alacağınız kocaman bir alanı var. Yol yorgunluğunu  biraz olsun bu tesiste atma imkanı bulacaksınızdır.

Bolu daveti için öncelikle Chef Elif Çıtak' a teşekkür ederim. Ayrıca yeni tanıştığım blogger arkadaşlarla da tanıştığıma çok memnun oldum. En kısa sürede görüşmek dileğiyle..

Bir sonraki yayınlarda Bolu Mutfak günleri hakkında neler yaptık onlardan bahsedeceğim.

Bu içerikteki yazı Kırık Şemsiye Bloguna aittir.