26 Haziran 2016

Ölümün Soğukluğu Var Üzerimde!!! Babaanne Nur İçinde Yat...

23 Haziran perşembe akşamı acı acı çalan telefonun diğer ucundaki hastanızı kaybettik.. İster şimdi gelin ister sabah.. İşlemler için sabah burada olmanız daha iyi olur...... Okurken bir anlamı yok biliyorum bu cümlelerin ama duyduğunuzda önce tüm vücudunuz karıncalanıyor sonra gözünüzden bir kaç damla yaş geliyor. Ardından panik oluyorsunuz...
Ben sevmem ölümleri hep soğuktur hep acımasızdır. Etrafınızdakileri alır... Bilmediğiniz daha önce görmediğiniz bir yere koyar sevdiklerinizi.
İşte o gece gelen haberle Babannemi kaybettik. Yaklaştık 4 aydır yattığı hasta yatağında defalarca gidilen hastaneden sonra artık dayanamadı. Acısı vardı muhakkak ama konuşamıyordu. Tepkisi yoktu.. Öylece yatıyordu. Mamasını verirsen karnı doyuyordu, altına bakarsan temizleniyordu. Ne hissettiğini bile dile getiremiyordu.

Hayatımın belkide en çok beraber olduğum insanı. Kızardım söylenirdim bazen of bile derdim ama benimdi işte. o kadar çok alışmışım ki hala sabah kalktığımda gürültüyle uyanacağım, gidip yatağının başında ona takılacağım ya da konuştuğu zamanlardaki gibi söylenip duracakmış gibi geliyor.
Hani bazen sevmiyoruz deriz ya..İşte o yalan... İçten içe seviyorsunuz. Farkında olmadan hayatınızın aslında en önemli parçalarından biri oluyor. Babaanne diye bağıramıyorum şimdi, gidip başına kalk kız tatlıca kahve yapacağım diyemiyorum. Çok ağırmış be... Tahmin etmediğim kadar ağırmış. Hemen hemen 2 yıldır sürekli beraberdik. Hastanede yatışlarımız, benim onu banyo yaptırmam, yemek yedirmem, elindeki örgüsünü bitirdiğinde diğer odada benim o örgüyü söküp ona tekrar ip vermem.Bunların hepsi gitti. Çok büyük bir boşluktayım tarifi yok.

En çok üzüldüğümse son iki gündür yoğun bakımdaydı. Bu cumartesi gidecektim yanına görmek için. Durumu zaten kötüydü ama benim Babaannem güçlüydü. Kaç kere çıkmıştı yoğun bakımdan bundan da çıkardı. Gidemedim. Göremedim. Tutamadım elini. 
Özür dilerim Babaanne gelemedim. 
Özür dilerim tutamadım elini
Özür dilerim seni o hastanede yalnız bıraktım.
Özür dilerim Babaanne....
En acı günlerden biriydi işte. Ertesi gün önce hastane, cenaze teslimi... Sonra gasilhane, sonra uzun bir bekleyiş. Sonra helallik, sonra camii, sonra mezarlık.. Sonrasımı? Ben onu o toprağın altında bırakıp evime geldim. Çok üşürdü hep şimdide üşüyor mudur? Tabutunun başında defalarca özür diledim. Kalk dedim bak tatlı yaptım kahve yaptım. Kalk kız bana dedim. Ama yok.
Gitti şimdi.... 3 gündür kötüyüm... Hemde tarifsiz kötülükteyim. 
Ona yapamadığım ne varsa pişmanım. Aslında ben seni çok seviyormuşum ama sevgimi kendim bile bilmiyormuşum.

Babaannem nur içinde yat. 

2 yorum:

Şafak KaradenizKilimcigöldelioğlu dedi ki...

yazını şimdi okudum. Gerçekten çok etkilemiş seni :( Ölüm ne yazık ki çok acı. En çok da konuşamadıklarımız yada söyleyemediklerimiz kalıyor gidenle aramızda. Tekrar başın sağolsun

Elmas Koçan dedi ki...

Ölümün acısını da soğukluğunu da iyi bilirim. Babam öldüğünden beri ölü evine gitmek benim için ayrı bir acı. Dayanamıyorum çok zama. Hep ağlıyorum. Doğmak kadar ölümde gerçek. Ama ölüm başka bir acı. Başka bir farkındalık. Babannen nur içinde yatsın. Tüm ölülerimize allahtan rahmet diliyorum.

Yorum Gönder