31 Ocak 2016

Kırık Şemsiye #ozgurlukkadinlabaslar Blogger Etkinliği

Son 1,5 aydır sürekli bir hazırlık bir koşturmaca halinde olan ben sonunda bir önceki blogger etkinliğimden 1,5 yıl sonra tekrar güzel bir etkinlikte sevdiğim ve tanımak istediğim Blogger arkadaşlarımı bir araya toplayıp ikincisini düzenledim.



#ozgurlukkadinlabaşlar hashtagli bu Blogger etkinliğim tamamen kadınların değer görmesi gerektiğine inanarak farkındalık hareketi yaratmak için yaptım. Son yıllarda çok sık kadınlara yapılan haksızlıkları ve şiddeti görür duyar olduk. Etkinliğimin hashtagini de bu sebeple #ozgurlukkadinlabaslar olarak tercih ettim.
Aramızda olan Blogger arkadaşlardan bazılarını çoğunuz tanıyorsunuz. Çoğuyla tanışıyorum ama aralarında tanışmadıklarımda mevcut :)



Etkinlik mekan sponsorumuz Kafeist Bistro özellikle yaz aylarında mutlaka gidip vakit geçirmek isteyeceğiniz mekanlardan biri. Büyükçekmece sahilde yer alan bu mekan son derece sıcak ve gençler için tercih edilebilecek bir yer. Kafe sahibi Can Bey bizlerle çok ilgilendi. Ayrıca mekan çalışanlarıda bir o kadar özen gösterdi. Kafe ile ilgili yazıma Bloggerlar Paylaşıyor köşemde mutlaka yer vereceğim :)



Geleyim ben etkinliğimin katılımcılarına :) Hepsi birbirinden güzel ve sıcak dostlarım beni etkinliğimde yalnız bırakmadığınız için hepinize ayrıca tek tek teşekkür ederim. Her birinizin yeri bende ayrı. Yeni tanışmış olduğum Blogger arkadaşlarımla hoşça vakit geçirmek gerçekten eğlenceliydi. Sosyal medya üzerinden zaten bol bol takip etmişsinizdir. Bizler çok eğlendiğimizi düşünüyorum.







Umarım katılan Blogger arkadaşlarımıda 2. Blogger etkinliğimde memnun edebilmişimdir. Hepsinin yüreğinin güzelliği yüzlerine vurmuştu.
#ozgurlukkadinlabaslar hashtagi ile kadınlara yapılan haksızlık ve zulmün farkındalığını yaratmak amaçlı 15 Blogger arkadaşımla buluştuğumuz bu organizasyonumda aramızda olan herkese tekrardan çok çok teşekkür ederim.
Bir sonraki postlarda daha çok bizleri görebilirsiniz :)
Bir sonraki yazımda sizlere sponsorlarımızdan bahsedeceğim :))



30 Ocak 2016

Bugün Bana Büyük Gün Kırık Şemsiye İle 2. Blogger Etkinliği

Bugün günlerdir çektiğim heyecanları gerçekleştireceğim gün :) İçim kıpır kıpır yerimde duramıyorum. Akşam hediyeleri arabaya yüklerken yine bir heyecandaydım. Durup durup mutluluktan tepindim. Koskoca 30 yaşında kadın çocuklar gibi tepindim vallahi arabanın başında :)
Sevdiğim dostlarımı bir araya topladım bugün ve hala heyecanım geçmiş değil. Biz beraber olduğumuz şu saatlerde sizlerde sosyal medyadan bizi takip edebilirsiniz. 

Çok hareketli kalbim hala küt küt atıyor. Geçmeyecek sanırsam. Tatlı bir heyecanın günü bugün benim için.
Öyle güzel bir etkinlik olsun dedim kendime hep. Bir daha bu kadar ara vermemem gerektiğini blogumla daha çok zaman geçirmem gerektiğini çok iyi anladım.
Sevdiğim dostlarım yalnız bırakmadılar. Her birinin yüzünün gülerken görmek ayrı bir heyecan daha katacak günüme. 
iyiki beraberiz şuan ve mutluyuz :)
Takipte kalın sonrası daha güzel olacak :)

29 Ocak 2016

Çok Mutluyum Çünkü.......

Ben kolay mutlu olan tiplerdenim sanırım. Herşeye bir mutluluk hissediyorum. Olur olmadık herşeyde çok mutluyum diyorum. Ya da bu bende gerçekten ruhsal bir hastalık oldu. Bazen mutsuzum desemde hayatımın çoğu mutlu geçiyor.
2016 benim için tam mutluluk yılı olsun istiyorum. Şuanki ruh halimle mutluyum çünkü.... paylaşımımı yapmak istedim. Umarım sizlerde benim mutlu olduğum sebeplerden bir kaç tanesine sahipsinizdir :)

Mutluyum Çünkü ;
Yaşım artık 30. Hep merak etmiştim 30'lu yaşlar nasıldır diye. Acısı ve tatlısıyla geçen 30 yıl. Fakat hala kendimi 20'li yaşlarda hissediyorum. Hala çok heyecanlı hala çok uçarı hala deli doluyum.
Mutluyum Çünkü;
Hayatımı kaplayan ailem var. Kardeşim, babam,annem benim için en değerli insanlar. onlar iyi ki var. Herşeyime her zaman destek oldular. Kız çocuğu olarak hele ki babam bir çok babadan farklı yaklaştı. Tıpkı arkadaş gibi.

Mutluyum Çünkü;
Bu zamana kadar yapmak istediğim bir çok şeyi yaptım. Bir kaç tanesini henüz yapamadım ama bundan sonra yapmaya çalışacağım :)

Mutluyum Çünkü;
Hayatımda hep sevdiğim birlikte vakit geçirmekten hoşlandığım kişileri tuttum. Bana zarar vereceğini düşündüğüm herkesi hayatımdan çıkardım. Hemde hiç arkama bakmadan. İki yüzlülüklerini gördükten sonra her birini teker teker eledim. Şimdi sadece bana dost olacak arkadaşlarımı hayatımda bıraktım. ( Bunu yapmanızı özellikle isterdim. Çünkü yüzünüze gülüp arkanızdan dedikodunuzu başkalarına yapan başarısız ezik insanlar çok. Bu yüzden sizden önemlisi yok şu hayatta ve böyle ezik kendini bir halt sanan insanları hayatınızdan çıkarın)

Mutluyum Çünkü;
Hayatım sürekli eğlence içinde. Gülmek bir alışkanlık sabah yataktan kalkarken bile gülerek kalkıyorum. Aşırı mutluluk dozundan olsa gerek.

Mutluyum Çünkü;
Aşk denen illeti en ince ayrıntısına kadar yaşadım. Sonu toprak olmuş olsa bile dibine kadar yaşadım ..
Mutluyum Çünkü;
Bana göre harika olan bir hayatım var. Bir kez daha gelsem hayata şu olmak isterdim dediğim bir hayatım yok, yine aynı şekilde gelmek isterdim.

Mutluyum Çünkü;
Hatalar bizler için. Ben hatalarımdan ders alarak geleceğime baktım. Geçmişi dert etmedim geçmişte kalanları da geleceğime sokmadım. İsteyerek yaptım hatalarımı ve onlar beni büyüttü :)

Mutluyum Çünkü;
Uğraştığım herşeyde hep başarı elde ettim. Sanırım bu konuda şanslıyım. Nedense elimi her attığım şey kolayca oluyor.

Mutluyum Çünkü;
Kimsenin kuyusunu kazmaya uğraşmadım. Hayatta neyi yaparsanız başınıza o gelir. Herkese elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım.Bunların karşılığı hep hayattan geldi.

Mutluyum Çünkü;
Bir çok insanın vicdansız olduğu şu hayatta hala insani değerlerimi kaybetmedim. Vicdanım yerinde merhametin her daim benimle. Çoğu insanın duygusuzca yaklaştığı konuda hala gözlerim dolabiliyor.

Mutluyum Çünkü;
Ağlamayı da bildim gülmeyi de. Güldüğümde de ağladığımda da suyunu çıkara çıkara yaptım.

Mutluyum Çünkü;
Kimseye zarar vermeyi düşünmedim. Kötülük yapmayı tercih edenlerin yüreği kara olurmuş. Şükür ki onlardan olmadım.

Mutluyum Çünkü;
Yüreğimde Allah korkusu ve inancı hep oldu. Şükür etmesini bildim. Teşekkür etmesini bildim. Bu yüzden belki de hep mutlu oldum.

Aslına bakarsanız yazmaya başlayınca sahip olduklarımı ve mutluluklarımın ne kadar çok olduğunu anladım. Bu böyle bir dizi yazıdan oluşur diyebilirim. Sizlerinde mutlu olma sebepleriniz mutlaka vardır.
Hadi herkes Mutluyum Çünkü paylaşımlarını yapsın :) Blog arkadaşlar blogunda diğer takipçilerim burada yorum yapabilirler. İnstagram üzerinden #mutluyumcunku etiketi ile de paylaşmanızı istesem nasıl olur :) Herkesin mutlu olduğu sebepleri bilmek isterim :)

28 Ocak 2016

Heyecandan Yerimde Duramıyorum

Kaldı iki gün ve ben acayip heyecanlıyım :) Yerimde duramıyorum resmen. Neden böyle oldum tahmin bile edemiyorum. Heyecanımdan herkese sürekli söylüyorum :)
Milletin kafasını şişiriyorum heyecanlıyım diye :)

Kırık Şemsiye 2. Bloger etkinliği için böylesine bir heyecan daha önce yaşamamıştım. Farklı bir duygu farklı bir telaş. Ne oluyor anlamıyorum ki :)
İlk kez günler öncesinden böyle herkese duyurmak istiyorum. sanırım biraz ara vermenin getirdiği bir şey.
Etkinliğime katılacak olan Blogger arkadaşlarıma bugünden teşekkür etmeye başlamak istiyorum :)
En büyük destekçim Şafak ve Yasemin oldu :) Diğer arkadaşlarımda destek oldular haklarını yememem gerek. ama ben her heyecan krizi geçirdiğimde Şafak sürekli sakin ol deyip beni biraz rahatlattı.
Ben saatleri bile sayar hale geldim. Umarım herşey çok güzel olacak. Çocuk gibi heyecanım hiç geçmesin istiyorum :)
Yaaaa ama ben heyecandan yerimde duramıyorum :)))

27 Ocak 2016

2. Kez Blogger Etkinliği Düzenlemek

Ayrı bir heyecandayım. Çok az kaldı sadece 3 gün sonra Kırık Şemsiye 15 özel blog yazarı kadın ile beraber #ozgurlukkadinlabaslar etkinliği düzenliyor. Tuhaf bir heyecan gerçekten.
Bir önceki etkinliğimi yapalı 1,5 yıl oldu neredeyse ve ben 2. blogger etkinliğimi düzenliyorum. Kalbim yerinden çıkacak gibi. 2016 sanırım bana bu güzellikleri yapmak için geldi.
Organizasyon işini acayip seviyorum ve bu benim çok hoşuma gidiyor. 
Sürekli bir mail, telefon trafiği sürekli kapının çalınması ile gelen kargolar. Artık kargo çalışanları espri yapmaya başladı :)
Blogger etkinlikleri her zaman eğlenceli geçiyor benim için. Bu kadar zaman ara verip birden böyle bişeye koyulmak daha da bir başka heyecan.
Kırık Şemsiye, ismi bile başlangıçta komik gelebilir fakat nedense benim için özel :) Tabi ki blogumun adı olması ayrı bir özellik katıyor. 
Bu zamana kadar blogumun adının neden Kırık Şemsiye olduğu çok soruldu. Geçtiğimiz yıllarda bunu aslında blogunun adı nerden etkinliği yaparak açıklamıştım. Bir kez daha açıklamak istiyorum :)

Blog açmaya karar vermeden önce bir çok isim düşündüm. Beni yansıtsın dedim. Çünkü tek bir konuya bağlı değilim. uçuk kaçık yaşayan bir insanım. Tanıyanlar beni çok iyi bilir sürekli gülüp espri yaparım. Marjinal diyor çoğu ama ben kendimi öyle görmüyorum :)
Blogumun ismine gelince dediğim gibi blogu açmadan önce şu isimmi olsun bu isimmi olsun diye çok düşündüm. Bir gün işten çıktığımda yağmur yağıyordu. Metrobüs durağında kadının birinin şemsiyesi kırılmış onunla boğuşuyordu. O an bana çok komik geldi durum. Hemen kafamda şimşek çaktı. Hem beni yansıtsın hem de beni güldüren bu olay blog ismimin oluşmasına vesile olsun diye Kırık Şemsiye dedim. Kırık kelimesi aynı ben. Sanırım bir kaç tahtam noksan :))) Şemsiye' de o kadının yağmurda uğraştığı şemsiyeden geldi. Ortaya Kırık Şemsiye çıktı. Bu arada şemsiye benimle özdeşti.
Kırık Şemsiye 2. blogger etkinliği 30 ocak cumartesi günü olacak. Umarım davetli olan blog arkadaşımlarım etkinliğimden memnun kalabilirler.
Ben çok heyecanlıyım 3 gün sonra neler olacak takip etmeyi unutmayın :) 

25 Ocak 2016

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.
Dudakları kapatarak gülümsemek
Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.
Kendini beğenmiş gülümseme
Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.
Yarım gülümseme
Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.
Ağız açık gülümseme
Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)
Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

23 Ocak 2016

Tanrı'nın Unutulan Çocukları - Craig Silvey

Kitap okumayı sevdiğimi her seferinde dile getirdiğimi söylerim. Hele ki kitap ayraçları benim için ayrı bir heyecan. Kitaplığımda okumadığım ve okunmayı bekleyen en 20 tane kitap vardır. Mutlaka yedekte kitaplarım olur. 
En son dün akşam bitirdiğim Tanrı'nın Unutulan Çocukları, mutlaka ismini duymuşsunuzdur. Hatta okumakta kararsız kalmışsınızdır.

Ben de başlarda çok tereddüt etmiştim ama okuyup bitirdiğimde gerçekten okumam gerektiğini anladım. Yazarın önceden bir kaç kitabını daha okumuştum. sayfaların çok çabuk akıp gitmesi herkesin istediğidir. Bu kitapta bunlardan biri. Sayfalar nasıl geçtide 448 sayfa bitti anlamadım.
Yazarın dil ve üslubu çok rahat okumayı sağlıyor. 
Aslında ben böyle ergenlerden oluşan hikayeleri pek fazla sevmem. Büyüdüğümden midir nedir böyle o çocukların hayatını ben önceden yaşamışım gibi gelir.
Açıkçası çok önyargı ile başladım kitaba :) Fakat kitabı okudukça merak ettim. Daha önceki kitap yorumlarımdan çoğunuz bilir hikaye hakkında çok fazla bilgi vermem. Bu kitabıma da öyle yapacağım :)
Ergenliğe adım atmış delikanlı ve kızların her zaman sırları olur. Fakat bu seferki sır öyle saklanabilecek bişey değil. Bir cesedi ne kadar saklayabilirsiniz? Ablanız ya da kardeşiniz intihar etmeye teşebbüs etse ve sadece seyirci kalsanız ne hissedersiniz. ya da bütün bir kasabanın tek bir kişiyi deli ve katil olduğunu sandığı kişinin aslında büyük babanız olduğunu öğrenseniz ne yaparsınız? Annenizin babanızı aldattığında yaşayabileceğiniz duygu fırtınasını hiç düşündünüz mü?
Okurken bu nasıl olabilir diyebilirsiniz. Fakat bu kitapta hepsi var. katilden o kadar eminken hiç ummadığınız biri çıkması kafanızda oluşturduğunuz kurguyu yerle bir edebilir. Çocukluktan ergenliğe geçiş döneminde yaşanılan acı olayları en iyi şekilde betimleyen bu kitabı mutlaka kitaplığınıza almalısınız.
Önyargı ile başlayıp aylarca süründürdüğüm kitabımın sonuna geldiğimde acaba ne oldu sorusu aklımda takıldı kaldı. Çok karmaşık görünse de yazarın bu romanı gerçekten başarılı.
Akıp giden sayfalar ve bazı yerlerdeki kopuk konular sizede sıkıcı gelebilir. Fakat daha sonra birleştiğinden sizde bitsin istemeyeceksiniz. 
Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olarak kitaplığımın en önemli parçalarından biri oldu. Ayrıca bu kitapla da bir kez daha önyargılı olmamam gerektiğini öğrenmiş oldum. 
Yazarın karakterleri her ne kadar yaşamınıza ayak uyduruyor olmasa da karakteri sanki kendiniz yaşamışsınız gibi gelebilir.
Bir kitap daha biter. 2016 yılının ilk biten kitabı diyebilirim. Bu yıl daha fazla kitap okumak istiyorum. Biraz daha zaman ayırıp ayrıntıları ile sizlere aktarmak istiyorum. Bakalım yıl başladı ve yılın ilk ayını geride bırakır olduk. :))

22 Ocak 2016

Yöresel Bir Yemek Analı Kızlı

Uzun süredir yemek tarifi paylaşmadığımı görünce bu sefer farklı bir yemek tarifi sizlerle paylaşmak istedim. Açıkçası hangi yöreye ait olduğu onusunda biraz tereddütlüyüm. Kimi Adana diyor kimi Malatya :) artık hangi şehrimizin eşsiz tadıdır pek emin değilim.
Ben evde yemek yaparken ölçü kullanmıyorum. Göz kararı ölçülerim her zaman daha lezzetli oluyor. Nedense ölçüye göre yaptığımda mutlaka bir eksiklik oluyor.

Analı kızlı bulgur topları için;
İnce bulgur
1 yumurta
Un ve suya ihtiyacınız olacak.
İnce bulguru bir miktar kaynar su ile ıslatıyorsunuz. Aynı kısır yaptığınız gibi. Bir kaç dakika kaynar su döktüğünüz bulguru bekletiyorsunuz. Bulgur şişip soğuduktan sonra yumurta, un ve yarım bardak suyu katarak hamuru yoğurmaya başlıyorsunuz. Yumurta hamurun tutmasını sağlıyor. Bulgurlu bir hamur elde etmeniz gerekiyor. Çok miktarda un kullanmanıza gerek yok. Sadece 2 çorba kaşığı un yeterli oluyor.

Hamuru hazırladıktan sonra elinizde hamuru büyük ve küçük şekilde yuvarlamaya başlıyorsunuz. yuvarlama işleminiz bittikten sonra kaynayan su içerisine hazırladığınız bulgur toplarını 5-10 dakika kaynatıyorsunuz. İnce bulgur çok çabuk pişeceğinden ve dağılmasını engellemek için çok fazla kaynatmanıza gerek yok.
Önceden salça sossuz yapıyordum fakat salça içerisinde haşlanmış bulgur toplarını kavurduğumda daha lezzetli oluyor.
Haşlanmış bulgur toplarınızı salça ve yağ koyduğunuz tencerenin içerisinde bir kaç dakika kavuruyorsunuz. Ardından servis tabağına kavruluş topları alarak üzerine dilerseniz sarımsaklı yoğurt dilerseniz sade yoğurt ekleyip üzerini istediğiniz şekilde süsleyerek servis yapabilirsiniz.
Bu yemeği yapmak oldukça kolay ve lezzetli. Özellikle vakitsiz gelen misafirlere hemen yapacağınız bir yemek. Tadı muhteşem. Bu arada ben tuz kullanmadığımdan yine yemeğimi tuzsuz yaptım :) siz tuzunuzu kendi tercihinize göre hamura ve yoğurda ekleyebilirsiniz.

20 Ocak 2016

Türkiye' nin Eşsiz Müze Oteli Eresin Crown Hotel



Bugün sizlere İstanbul’da her haliyle bir çok otelden daha farklı bir otelden bahsetmek istiyorum. Türkiye'nin eşsiz müze oteli Eresin Crown Hotel, Dünya'daki iki kıta üzerinde yer alan tek sehir İstanbul'un kalbinde, Sultanahmet’te bulunuyor.
5 yıldızlı otelde, 59 misafir odası ve 5 suit bulunmakta. Müşteriler ek bir ödeme yapmadan, 24 saat boyunca Wi-fi hizmetinden yararlanabiliyorlar. 



Eresin Crown Hotel misafirlerine sadece kişiselleştirilmiş kalite, hizmet ve konfor sunan bir otel değil, aynı zamanda Sarnıç, Mozaik, 49 parça Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait tarihi ve mimari öneme sahip tarihi eser ve Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait olağanüstü keşifleri sergileyen bir butik müze oteli. 




Evet yanlış duymadınız, bu otelde bir çok eski döneme ait örneğe rastlamak mümkün. Mesela Column Bar. Olağanüstü arkeolojik buluntuların ve özellikle 2. ve 3. yüzyıldan kalma Erotes'in yasını temsileden 2 köşe actoreria kapaklarının sergilendiği çok özel bir mekan. Bu kapakların bir hikayesi de varmış. Bir evde bebek doğduğunda kapıya gülen melek figürünün bulunduğu actoreria kapak, cenaze olduğunda da ağlayan actoreria kapak konulurmuş. Bu tarihi atmosferde kahvenizi yudumlamak büyük bir zevk.


Bir diğer yeme-içme mekanı ise, Eresin Crown Mozaik Restaurant. İsmini MS 5. veya 6. yüzyıldan kalma tarihi Bizans mozağinden almaktaymış. Balık motifi ile dekore edilmiş mozaik, Bizans Büyük Sarayı'nın içindeki avlunun, belki de dini bir yapının veya bir koridorun bir parçası olduğu düşünülmekteymiş. Kahvaltılarını ve dilerlerse öğle yemeklerini bu bölümde rahatlıkla yiyebiliyorlar. 





Terasta bulunan restaurantı gördüğünüzde eminim sizde bayılacaksanız. Adalar, Marmara Denizi ve Sultanahmet Camii'nin muhteşem profiline bakan Mozaik Teras Restaurant Roman, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin tarihi ve mimarı başyapıtlarının eşliğinde öğle ve akşam yemeği eminim çok keyiflidir.





İstanbul'daki butik müze otelinde bulunan değerli tarihi eserlere ek olarak odalarda ve genel kullanım alanlarında İngiltere'deki Londra British Museum'da sergilenen Osmanlı İmparatorluğu'na özgün seramiklerin tek orijinal kopyalarının koleksiyonu sunulmakta.



Eresin Crown İstanbul Business Hotel'i 2 adet tam donanımlı toplantı salonuna sahip. "Bosphorus" ve "Golden Horn", isimli iki toplantı salonu da klimalı. Golden Horn ve Bosphorus Toplantı Salonları 15 ile 180 kişi aralığında katılımcının toplantı yapmasına uygun olacak şekilde resepsiyon, kutlama ve özel etkinliklere hizmet verebilmekte, her ikisi de teknik ekipmanlarla donatılmış. 




Eresin Crown Hotel, İstanbul'un tarihi Sultanahmet semtinde yer alan, şehrin ana turistik, eğlence ve alışveriş bölgelerine yakın olan ve bunun yanı sıra Sultanahmet Camii, Ayasofya, Hipodrom ve Topkapı Sarayı gibi dünyaca ünlü turistik yerlere sadece kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan müze otelin kendine özgün kimliği var.
Eresin gruba ait, toplamda 196 odaya sahip 3 otel bulunmakta. Best Western Eresin Taxim, Eresin Taxim Premier ve Eresin Crown Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi'ne yakın olan Eresin Taxim & Premier oteli ulaşım açısından oldukça rahat.
Her üç otelde toplam 6 adet toplantı salonu ile farklı etkinlik ve davete ev sahipliği yapabiliyor.
Eresin Oteli Daha detaylı incelemek isterseniz internet sitelerinden her türlü bilgiye sahip olabilirsiniz.


Bu bir Bloggerlar Paylaşıyor içeriğidir.

19 Ocak 2016

Bir Bebek Heyecanı Sardı Beni

9 ay bitiyor artık :)  Umarım bu hafta acele ederde gelir :) Nasıl bir heyecan nasıl bir içim içime sığmamazlık yaşıyorum anlatamam. Sanırım bu sefer hala olduğumu anlayacağım :)

İlk öğrendiğimde hayal gibi gelmişti. Ne yani şimdi 2.' mi olacak diye bir süre inanmamazlık ettim. Fakat günler geçipte son günlere yaklaşınca enteresan bir duygu yoğunluğu yaşıyorum. Ne zaman haber gelecek biz doğuma gidiyoruz denecek diye tetikle bekliyorum.
Hatta ve hatta hani dışarı çıkıp bu karda kışta bu kadar üşenmeme rağmen arabayı temizliyorum karlardan. Belki olurda telefon çalar geliyorum ben der diye :)
Evde her telefon çalışı geliyor mu yoksa heyecanını yaşatıyor. Minik bir bebek ne kadar güzel bişey.
Kızımız gelse artık :)
İlk hala olduğumu öğrendiğimde şehir dışındaydım pek bişey anlamamıştım. Sadece resimlerden gördüğüm bir yeğen olarak kaldı. Hoş sonrasında biraz yaramazlıklar yaparak bayağı bir ısındık birbirimize. :) Ama bu ikinci bambaşka bir his :) sanki ben doğuruyorum :)
Bu yıl bütün heyecanları birarada yaşıyorum sanırım. 2016 daha mı iyi gelecek bana ne :)
İçimde acayip duygu yoğunluğu var. Tuhaf bir heyecan. Dile de dökemiyorum. Gelsin artık sevelim demekten başka bişey gelmiyor elimden :) Her an haber gelecek minik kızımız geldi diyecekler diye tetikte beklemekten yoruldum :) Doğduğu an gidip görüp sevip kucağıma almak istiyorum. hatta o anlarda yanında olmak istiyorum.
Çok tuhaf bişey yaşıyorum. Dünyaya gelen her bebek anne baba için kıymetlidir ama bu yeğende bambaşka oluyor :) 
Sanırım bu yıl daha çok minik bebekle geçecek. Sağlıklı ve mutlu bir şekilde gelmesini beklemekten başka birşey yok elimde :)))
Acayip şekilde heyecanlıyım dile dökemiyorum içimdekileri affedin beni :)
Ama ilk yeğenimin de pabucunu dama atmış değilim. o bir kere ilk göz ağrısı. Her ne kadar anlayamamış olsamda çabuk büyüdü. 4 yaşında oluyor bu yıl. Birde dillendi. Bu kız çocukları gerçekten çabuk gelişiyor. İçim kıpır kıpır. Gelecek olan bir bebeği beklemek ne zor. hadi ben yeğen sahibi olacağım diye  bekliyorum ya anneye ne demeli. Sanırım eşsiz bir mutluluk yaşıyordur.
Gel artık miniğim bak ben çok heyecanlıyım ve bir an önce yaşayayım şu mutluluğu. Bu yıl çok sık bebek görebilirsiniz benden :)
 Hadi bakalım Allah izin verirse bir aksilik olmazsa bu hafta umarım gelecek :)

17 Ocak 2016

Semtinizin Haberlerini İlk Siz Yapmaya Ne Dersiniz? PUBLİCFEED UYGULAMASI

Son bir aydır sürekli kullandığım bir uygulamadan bahsetmek istiyorum millet sizlere. Eğlence, haber, günlük yaşam ve bir çoğu bir arada olan uygulama artık diğer sosyal ağların pabucunu dama atar vaziyette. Açıkçası kendim için diyeyim başlarda pek ilgimi çekmiş olmasa da son bir ayımı bu uygulamada geçirmekten acayip keyif alır oldum.

Aslında uygulamanın amacı bulunduğunuz lokasyonlardaki diğer kişilere bilgi ve haberi en kısa yoldan ulaştırmak. Örneğin kendi semtinizde olan ve haber niteliği taşıyan tüm paylaşımları yapabilirsiniz. Fakat biz uygulamayı kullanırken biraz diğer sosyal ağlara çevirdik diyebilirim :)
Bulunduğunuz şehirde ve yaşadığınız semtte olan tüm haberleri diğer şehir ve semt sakinleri ile paylaşarak onları durumlardan haberdar etmek ve kişilere yardımcı olmak için geliştirilmiş yepyeni bir sosyal ağ platformu diyebiliriz.
Başlangıçta kullanmaya başladığınızda sıkıcı gelebilir fakat diğer kullanıcılar ile etkileşim oldukça uygulamanın keyif verdiğini anlıyorsunuz.
Açıkçası itiraf edeyim diğer sosyal ağlar gibi tarlaya ek biç yok süt istiyorum diyen yok akrabalar yok eee daha ne olsun :) Benim en çok dikkatimi çekende bu oldu. Tamamen bir haberci havasına girebilirsiniz. 
Semtinizde gelişen olayları ilk sizler paylaşıp insanları haberdar edebilirsiniz. Küçük çaplı haberci olmaya ne dersiniz? Bence harika uygulamalardan sadece bir tanesi. Gün geçtikçe gelişen bir uygulama. Küçük bazı problemleri tabiki olacak. Sonuçta diğer sosyal medya araçları da pat diye girip kabul görmedi hayatımızda. Zamanla oturdu herşey.
Eğer ruhunuzda habercilik var ise ve bunu tüm Türkiye' ye yaymak istiyorsanız bence vazgeçemeyeceğiniz uygulama diyebilirim.
Uygulama ilk olarak dikkatinizi çekmeyebilir. Bu da ne twitter instagram karışımı diyebilirsiniz. Fakat siz semtinizde olan bitenleri ya da şehrinizde olup bitenleri paylaştıkça diğer insanların bilgilenmesini sağlamanız gerçekten doğru bir yerde olduğunuzu hissettiriyor.
Belki aranızda uygulamayı kullananlar vardır ve uygulamanın nasıl olduğu hakkında az çok bilgi sahibidir. Daha sonra uygulama kullanımı hakkında detaylı bilgiler vermeye çalışacağım..
Hala geç kalmış sayılmazsınız bir göz atın ve çevrenizi olan bitenlerden haberdar edin :)

14 Ocak 2016

Saç Bakımımın Ekstraları

Ah benim bu saç bakım rutinlerim J. Daha önce burada saçlarıma hangi bakım yağı hazırladığımı anlatmıştım. Aslında bu ara pek vakit bulup bakamıyorum sağıma soluma. Malum yoğun bir dönemdeyim ay sonuna kadar J
Uzun süre önce kullanmaya başladığım saç bakım ekstralarımdan bahsetmek istiyorum. Beklide hepinizin bundan haberi vardır. Fakat ben kullanımı biraz daha zenginleştirdim.
Daha önce hazırladığım sarımsaklı saç bakım yağıma ek olarak kullanıyorum. Bepanthen ampul ve Evin ampul benim saç bakımımda ekstralarım.

Bazı kullanıcı arkadaşlar bu ampulleri şampuan içerisine de katıyor duyduğum kadarıyla. Fakat ben hazırladığım formül içerisine katıyorum.
Sarımsaklı saç bakım yağımın içerisine Evin ampul ve Bepanthen ampul ekleyerek saçlarıma ve saç dibime uyguluyorum. Streç film ile sararak en az 4 saat bu şekilde bekletiyorum. Eğer kaliteli bir argan yağınız var ise onuda karışım içerisine katabilirsiniz. 4 saat sonunda önce iyice duru su ile akıtıyorum. Daha sonra saçlarımı iyice şampuanlayıp 5 dakika yağların çözülmesini bekliyorum. Ardından duruluyorum. Bu işlemi iki defa yapmanızda fayda var. Çünkü sonrasında hemen saçlarınız yağlanabiliyor.
Haftada bir olmak koşulu ile bu şekilde uygulama yaptığınızda saçlarınıza saç kremi kullanmanıza gerek kalmıyor. Daha yumuşak parlak ve gür saçlara sahip olabiliyorsunuz. Saç uzamasında da etkili.
Evin ampul E vitamini içerdiğinden cilt ve saç için vazgeçilmez ürünlerden sadece biri. Cilt için krem içerisine rahatlıkla karıştırabilirsiniz. Bepanthen ampulün onarıcı etkisi saç ve cilt için son derece kuvvetli bir ürün.
Eczanelerden ampulleri temin edebilirsiniz. Her eczanede farklı fiyat veriyorlar ama sizin yine de bildiğiniz eczaneden almanızda fayda var.
Benim saç bakım ekstralarım dediğim gibi Evin ampul ve Bepanthen ampul. Denemenizi öneririm. Gerçekten işe yarıyor. Daha sağlıklı ve güçlü saçlar için her iki ampulü de denemelisiniz.
Cildiniz için onarıcı ve yenileyici olmasını istiyorsanız cilt kreminizin içerisine katarak kullandığınızda daha etkili sonuçlar elde edebilirsiniz. Yumuşak ve bakımlı bir cildinizin olmasında hızlı sonuç alabilirsiniz.
Hadi bakalım bence geç kalmayın hazır kış aylarındayken saçlarınızı yaza hazırlamak için kullanacağınız en iyi formüllerden biri J Benim saçlarımı daha önce görmüş olanlar bu formülden sonra şaşırarak formülümün ne olduğunu soruyor J

11 Ocak 2016

Yeni Bir Platformda Merhaba

Ah kıymetlilerim bir bilseniz nasıl bir yoğunluk içindeyim. Eminim halime üzülürdünüz. Bütün gün yazılar yazıp okuyup mail trafiği yönetip bişeyler yapıyorum. Gün yetmiyor resmen. Bu arada da yeni bir heyecana dahil oldum.. Farklı bir his oldu benim için. Sevdiğim blogger arkadaşlarımla aynı platform içerisinde sizlere bilgi paylaşımı yapmak gerçekten sevinmeye değer.
Bundan böyle her salı Bloglar Paylaşıyor Tarafsız Satın Alma Rehberinde de birlikte olacağız :) 

Çok farklı ve benim için son derece güzel bir deneyim olacak. 
Ayrıca diğer yazar arkadaşlarımında sürekli birlikte olduğum blog arkadaşlarım olması beni son derece mutlu etti. Yoğunluğumun arasında sevdiğim şeylere yönelmek gerçekten çok güzel :)
Eh artık salı günleri Bloglar Paylaşıyor' da görüşmek üzere :)

10 Ocak 2016

Neden Kendi İşlerinize Bakmazsınız? Sürekli Milleti Yargılarsınız?

Bu ara sosyal medya ve bloglarda bir çok yazı okuyorum. hepsi sitemkar hepsi bişeylerden şikayetçi. Artık dayanamadım bende bir şeyler karalıyım dedim.
Blog dünyasına gireli nerdeyse 3 yılı dolu dolu yaşıyor olacağım bu yıl. Edindiğim birçok blogger dostum var. İçlerinde keyifle zaman geçirdiğim ve halada dost olduklarım. Tabiki her blogger tarafından kabul göreceğim biri değilim. Aralarında düşman olup dışarıdan sinsi sinsi bakanlarda yok değil. Fakat şu var ki beni tanıyan birçok blogger sadece kendimle uğraştığımı bilir.
Son yıllarda blog işi bayağı popüler oldu. İçlerinde farklı amaçlar taşıyarak blog açanlarda var fakat çok fazla talep görülmeden silinip gidenlerde bir o kadarda fazla. Farklı amaçlar için açılan bloglar zaten kendini hemen belli ediyor.
Blog işi emek istiyor. Takipçilerine değer verilmesi gerektiğini bütün blogger arkadaşlar bilir. Düzenli olarak yazı girenler ya da bir kaç günde bir yazı paylaşan bloglar olabiliyor.
Son zamanlarda dikkat ediyorum herkes birbiriyle uğraşıyor. O ona şunu demiş bu buna bunu demiş. Hatta daha da ileriye giderek kişiselleştirip hakarete başvurur olmuşlar. Kimin ne yaptığı sizi niye bu kadar ilgilendiriyor. Özellikle sosyal medya takipçileri konusunda sürekli bir şikayet modundalar. Bırakın insanlar ne yapmak istiyorsa yapsın. Madem karşındaki farklı bir yola başvuruyor sen kendi bloguna emeğini verip bir şeyler yapmaya bak. 

Anlayamadığım tek şey başkalarına ait olan alanlara niye tecavüz ettiğiniz. Sanki tek akıllı onlar. Bütün firmalar gerizekalı ama onlar doğa üstü bir yeteneğe sahipmiş gibi milletin peşine düşmüşler.
Kızıyorum ben bunlara. Ve yapılan gerçekten bilişim suçu. kişinin özgür iradesi ile yaptığı bir şeyi kısıtlama ve kişiyi küçük düşürme suçundan ciddi para cezalarına maruz kalabilecekleri bilincinde değiller. Ve bunu gerçekten ciddi söylüyorum ağır bir suç işleniyor. Nasıl ki biri yazı ve görselleriniz çalıp başka bir yerde yayınladığında siz dava açmaya gidiyorsanız aynı şekilde yaptığınız şu davranışla karşı tarafa da dava açma hakkı veriyorsunuz. Biraz bunun bilincinde olun.
Bu kadar basit ve ucuz şeylerle uğraşacağınıza oturun kendiniz bir kendi yaptıklarınıza bakın. Milletin arkasından konuşup sonrada yüzüne gülenleriniz var aranızda önce kendinizi bir tartın kusursuz olun sonra etrafınıza çamur atın.
Bu kadar basit davranış şekillerine gerek yok bence. İşi gücü bırakmışlar basit şeylerle zaman öldürmeye çalışıyorlar. Bilmem kimin bu kadar takipçisi var bilmem kim bir firmayı bu şekilde kandırmışmış. Size ne ya siz önünüze baksanıza.Kendi işinize baksanıza. İşsizlikten mi bu saçmalıklarla uğraşmanız. 
Madem başkalarının yaptıkları hoşunuza gitmiyor siz en iyisini yapmaya uğraşın. Milletin yaptıklarıyla uğraşmak yerine biraz kendinizi geliştirin.
Açıkçası isteyen üzerine alınabilir bu cümlelerimi ama ben bu tarz yazıları okumaktan gerçekten sıkıldım. Oturup ne yapıyorlar bütün gün merak ediyorum. Kimi ne ilgilendirir kimin ne yaptığı?
Tabiki bende çalınan emeğe karşıyım. Bir blogger arkadaşıma yapılacak herhangi bir hakarete de karşıyım ama kusura bakmayın sizin yaptığınız bir suç ve ciddi şekilde siz kendiniz yara alırsınız. Biraz bunların bilincinde olun. Milletle uğraşacağınıza o aklınızı birazda kendiniz için kullanın.

Not : Kusura bakmayın sadece artık bu tür saçmasapan yazıları okumaktan sıkıldım. Daha farklı şeyler okumak istiyorum. Kimin ne yaptığı kimseyi ilgilendirmiyor. Oturup dedikodu yapacağınıza bence insan olmayı öğrenmeliler.

7 Ocak 2016

Annagaspi BB Leke Gidermeye Yardımcı Kök Hücre Kremi

Bir çok BB krem kullanmış olmama rağmen belki de en memnun kaldıklarımın arasında olanlar biri de Annagaspi BB leke gidermeye yardımcı kök hücre kremi.
Alerjik bir cilde sahip olduğum için ürünleri seçerek kullanmam gerekiyor. Bu ürüne de başlangıçta ön yargıyla yaklaştım diyebilirim. Fakat bir gün baktımki sürekli kullandığım BB kremi değiştirme vakti gelmiş :) Çünkü uzun süre aynı ürünü kullandığımda da cildim farklı reaksiyonlar verebiliyor. 
önyargı ile yaklaştığım bu BB krem bu ara acayip favorim. Makyaj yapmasam bile mutlaka dışarı çıkarken sürüp öyle çıkıyorum.

Yeşil çay ve meyan kökü içeren bu BB krem ayrıca 39 SPF koruyucu özelliği ile E vitamini içeriyor. Yaşlanma karşıtı görevide gören Annagaspi BB leke gidermeye yardımcı kök hücre kremi uzun süre benimle olacak gibi :)
Muhteşem bir krem şiddetle tavsiye edebilirim.
Yapısı yoğun ve cilde sürüldüğünde cilt tonunu alıyor. Makyaj öncesi uygulandığından pürüzleri inanılmaz derecede kapatıyor. 

Makyaj ürünlerinizin arasında mutlaka olması gereken ürünlerden biri. Günlük kullanımda anti-aging etkisi ile yaşlanma belirtilerini yok edebiliyor :)
Yaş oldu 30 doğal olarak bu tarz ürünler kullanmaya başladım. Normalde cildime uyacak ürünleri hemen bulamam fakat bu markanın diğer ürünlerini de denemem gerektiği kanısına vardım :)
Annagaspi BB leke gidermeye yardımcı kök hücre kremini internet üzerinden satın alabilirsiniz. Bendeki ürün 15 ml olmasına rağmen öyle çabuk biten bir üründe değil :)
Gönül rahatlığıyla bu ürünü önerebilirim sizlere. Gerçekten memnun kalacağınızı umuyorum. Makyaj sevmeyenler içinde son derece kurtarıcı olacağından eminim.

4 Ocak 2016

#yaseminkokuluevent ile Develi Tatları

Geçtiğimiz cumartesi Biricit Yasemin' in düzenlediği hediyeleşme etkinliğinde birbirinden sıcak ve samimi dostlarla Develi Ataşehir mekanında buluştuk. 7 blogger arkadaşımızla keşif etkinliğimiz ve hediyeleşme etkinliğimiz harika geçti.
Öncelikle Develi Ataşehir' e bizlere sunduğu güzel ikramlar için çok teşekkür ederim. Gerçekten harika tatlardı. Kaldıki ben sürekli diyet halinde olmama rağmen dayanamadım yedim :)
enfes tatları ve sunumlarıyla bizlere sunduğu hizmeti öve öve bitiremem açıkçası. Çünkü tüm tatlar birbirinden güzeldi :)



Fıstıklı kebap, çiğ köfte, katmer tatlı ve gavurdağ salata en favorim oldu diyebilirim :) Tatlı ve kebabında kullanılan fıstığın en hakikisi kullanılırken etlerinde de en iyisini tercih eden Develi bize bu tatları tanıştırdığı için ne kadar teşekkür etsem az sanırım. Mutlaka gidip tatmanızı öneriyorum. Tüm Develi şubelerinde bu eşsiz lezzetleri tadabilirsiniz. Pişman olmayacağınızın garantisini veriyorum :))


Gelelim hediye etkinliğimize :) daha önce Biricit eşleştirmelerimizi yapmıştı. Audreyinşekerleri İrem ile eşleşmiştim. Bu kadar denk gelebilir. Çok sevdiğim blogger arkadaşlarımdan bir tanesidir kendisi ve sonuç olarak ona hediye seçmekte kolaydı :))) Güzel hediyeleri için İrem' e teşekkür ederim :)


Biricit gün sonunda sağolsun hepimizi düşünmüş ve bizlere de kendi küçük paketler hazırlayarak yeni yıla mutlu şekilde girmemizi sağladı :) Hediyeler için teşekkür ederim Yasemincim. En kısa sürede tekrarlayalım biz bunu :)
Katılan blog arkadaşlarımında şirin hediyeleri oldu. El emeği göz nuru hediyemiz Fatma' dan geldi. Yeni bir tat olarak da Şafak bizlere yeni yıl kurabiyeleri yapmıştı. 
Benim için çok güzel ve hoş bir gündü :) çok eğlendim. Blogger Kızlar Keşfediyor grubumuz ile tekrar böyle etkinliklerde bir araya gelmek isterim. Çok güzel bir ekip olduk :)))